Eryaman da Tesisatçılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eryaman da Tesisatçılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2016 Pazar

0 530 520 44 30 Eryamanda Su Tesisatçısı

ERYAMAN SU TESİSAT USTASI

İçilebilir nitelikte, güvenilir bir su kaynağı insanoğlunun en temel ihtiyacıdır. Bunun bir sonucu olarak da ilkel insanlar ve atalarımız meskenlerinin, hep bu tür bir kaynağın yakınına kurmuşlardır. Bunlar; nehirler, akarsuları, pınarlar ve kuyular; yani hem doğal oluşumlar hem de insanoğlu tarafından araştırılarak, kazılıp bulunan kaynaklardır. Yerleşim merkezlerinin, su kaynaklarından uzak kalacak noktaya kadar büyümesi sonucunda, insan yapımı su taşıma gündeme gelmiş ve böylece ilk “ aqueduct”lar kurulmuştur. ( Aqueduct kelimesi Latince'de su götüren veya nakleden alet – yani su yolu veya kanalı – anlamına gelmektedir.) İlk önce açık hendekler olarak başlayan ve 5000 yıldan fazla tarihçesi olan bu su kanalları, Yunanlılar tarafından kapalı, basınçlı boruların kullanımıyla gelişmiş ve Romanın hidrolik mühendislik alanındaki olağanüstü çalışmalarıyla da en son noktaya erişmiştir. Roma kanallarının ve yer altı borularının bir kısmı günümüzde hala kullanılmaktadır. Eski Babil'de sırlı (fırında pişirilmiş) seramik borular kullanılmaktaydı. Romalılarsa, ana kanaldan, halk çeşmelerine ve zenginlerin evlerine giden kollara ayrılan su hattı için, kurşun boruları kullanmaya başladılar. Çalışması kolay ve birleştirilmesi rahat olduğu için kullanılan kurşun, su geçirmez ve aşınmazdır. Fakat, günümüzde sadece kurşun boruların değil, kurşun kalafatlı eklerin dahi kullanımı birer birer yasaklanmıştır. İngilizce'de kullandığımız plumber-tesisatçı-ve plumbing-tesisat kelimeleri, Latince'de “kurşun” anlamında kullanılan “ plumbum ” kelimesinden türetilmiştir.
Güvenilir bir su kaynağından sonra, insanoğlunun ikinci temel ihtiyacı, insanı artık maddelerden kurtulmak için kullanılan bir takım araçlardır. Sıvı atık (idrar) yapısından ötürü toprağa kolayca nüfus eder. Ancak katı atıktan kurtulmak bu kadar kolay değildir ve
eğer açıkta bırakılırsa, berbat bir kokuya ve böcekleri kendisine çekmeye neden olacak şekilde çürür. İsraillilerin Kutsal Kitabı, bu tür maddeleri çölde ikamet ettikleri alanların dışına, toprağa gömmelerini emretmektedir (Deut 23:13,14). Nehirlere ve akarsulara yakın yerleşim yerlerinde, başlangıçta bu su kanalları, bu tür atıkları taşımak amacıyla kullanılmıştır. Ancak, kasabaların ve şehirlerin, evde kullanım suyu için hiç de pratik olmayan, akarsu ve nehirlere yolculuğu zorunlu kılma noktasına kadar büyümesi, ikametlere yakın lağımların geliştirilmesi için vasıta olmuştur. Yunanlılar ve Akdeniz Havzasının diğer insanları, ilk hijyenik kanalizasyon sistemlerin geliştirdiler. Kurulan ilk sistem, cadde merkezinin altına doğru açık bir şekilde akan kanallardan oluşmaktaydı. İnsani atıklar, evlerden kovalar içinde getiriliyor ve direkt olarak bu lağımın içine boşaltılıyordu. Modern Çağa kadar Avrupa'nın bazı bölgelerinde ve Doğu'da bu sistem ısrarla kullanılmıştır ve dünyanın bazı kesimlerinde hala kullanılmaktadır. Ancak, bu tür bir açık lağım, aşikar bir şekilde hijyenik olmadığından dolayı ve özellikle rezervlerdeki su aşağı doğru çekildiğinde çok pis bir kokuya neden olduğundan, Yunanlılar ve Romalılar çok önemli iki yöntem geliştirmişlerdir. Birincisi; açık kanalları taşlarıyla kapattılar, ikincisi; su akışının bir kısmını evlerden ayrı yerlerde konumlandırılan tuvaletlerin altına yönelttiler, ki bunun sayesinde atıkları lağıma elle taşımaktan kurtulmuşlardır.

Romanın çöküşü ve Avrupa'da Karanlık Çağın başlamasıyla, bu hijyenik arıtma sistemleri yanlış kullanıma uğramıştır. Hijyenik arıtma sistemlerine önem verilmeden, şehirler kurulmuş ve geliştirilmiştir. Ev sahipleri, çürüdüğü yerde sadece pis kokuya değil aynı zamanda tüm Avrupa'yı kasıp kavuran tifüs, tifo, dizanteri, veba gibi birçok hastalığa neden olan lazımlıklar dolusu insani atıkları caddelere atmışlardır. Amerika'da insani atıkların “honeywagon”larla özel tuvaletlerden toplanmaya başlaması ve güvenilir su rezerv sistemlerinin kurulması 19.yy'dan önce değildir. A.B.D. eyaletlerinde bugün kullanılan lağım tesisatları, ancak daha bu yüzyılda, Roma İmparatorluğu'nun 2000 sene önce ulaştığı noktaya yeni gelebilmiştir. Çok teferruatlı olarak gördüğümüz dahili boru sistemleri bile, sadece bir nebze daha modern kullanımlıdır. Türkiye'de ise son 10 yılda sıhhi tesisat üzerine yoğun bir çalışma başlamıştır. Eryaman ve Ankara'nın birçok bölgesine hizmet veren firmamız müşteri memnuniyetini ön planda tutmaktadır. Eryaman Su Tesisatçısı olarak 7/24 hizmet vermekteyiz.